Babaya mektup...

Çarşamba, Aralık 19. 2007

Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı.
Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu
görünüyordu.Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını
farketti.Üzerinde -Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü
düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu:
 
Sevgili baba;
 
Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum.
Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak
rezaletten uzak tutmak istedim.Gerçek tutku ve aşkı ben jale ile
buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam...
 
Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri,
derisine işlettiği dövmeleri,kendine has o çılgın giyim tarzını
asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda
bir sorundu. Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk...
 
Baba jale hamile!
Jale'nin  dediğine göre çok mutlu olacağız.Ormanda kendine ait bir
karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var.Bir sürü çocuğa
sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor.
 
Jale benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar
kimseye zarar vermez. Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu
sayede ihtiyacımız olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız.
 
Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin
çaresi  bulunsun ve Jale sağlığına kavuşsun diye.....O kesinlikle
iyileşmeyi hakediyor.
 
Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve
kendi başımın çaresine bakabilirim.Eminim birgün geri döneceğiz ve
sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin
Oğlun cihan
 
NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben
Mehmet'lerdeyim.
Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü
şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim. :-):-):-)

Böyle doktorlar da var !!!

Salı, Kasım 20. 2007

SAĞLIKLA İLGİLİ SORU & CEVAPLAR

S: Kardiyovasküler eksersizlerin hayatı uzattığını duydum, doğru mu?

C: Kalbinin ömrün boyunca atış sayısı bellidir, hepsi bu işte.. Eksersizle bu sayıyı yeme. Herşey zamanla  eskir.Kalbini hızlandırmak hayatını uzatmıyor; Bu, arabayı hızlı kullanınca ömrü de uzar demek gibi birşey. Uzun mu yaşamak istiyorsun ? o zaman uyu


***

S: Eti bırakıp daha fazla meyve ve sebze mi yemeliyim ?

C: İşin özünü yakalamalısın. İnek ne yer ? Saman ve mısır. Bunlar ne ? Sebze. O zaman bonfile yemek sebzenin vücuda en uygun kazandırılma mekanizmasıdır. Hububat mı yemek   istiyorsun, Piliç ye. Yeşillik mi istiyorsun, biftek ye. Domuz bile tüm sebze ihtiyacını karşılar.


***

S: Alkolü azaltmam mı lazım ?

C: Asla, Şarap üzümün suyudur, Brandi damıtık şaraptır, daha özlüdür, Bira tahıldır,kafana dikebilirsin


***

S: Vücut yağ oranımı nasıl hesap etmeliyim ?  

C: Bir gövdeniz ve yağınız varsa oran bire birdir. İki gövdeniz bir yağınız varsa ikiye birdir, bunun gibi
***

S: Düzenli Jimnastiğe devam etmenin faydaları nedir ?

C: Bir fayda bile düşünemiyorum. benim mantığım; ağrı yoksa.. herşey yolunda!  

 
***

S: Kızartmalar kötü müdür ?

C: SEN BENİ DİNLEMİYORSUN GALİBA !!! Yiyecekler nebati yağda kızartılıyor. hatta yağa doyuyor. Daha fazla bitkisel gıdanın neresi kötü
***

S: Çukulata benim için kötü müdür ?  

C: Deli misin, HEY. Kakao tanecikleri !! Yani, Başka bir cins bitkisel gıda !!!. Çevredeki en mükemmel tat verici yiyecek

 
***

S: Yüzmek formum açısından iyi midir ?

C: Yüzmek formun açısından iyi olsaydı, Balinayı bir düşünsene Umarım bu açıklamalarla yiyecekler konusunda kafandaki tüm karışıklıklar netleşmiştir...

Ve Unutma :   Hayat , mezara en çekici ve düzgün formla gidilecek bir seyahat değildir. Aksine, yalpalaya yalpalaya, bir elde Chardonnay şarap, diğerinde çukulata, vücut bitmiş tükenmiş halde ama çığlıklarla :  Wooo, Hooo ne seyahatti be !!!


Page delivered in 0.26061 seconds, 118 files included