Panik atak

Çarşamba, Kasım 28. 2007

Depremlerle ilgili yanlış bilgiler

Perşembe, Kasım 1. 2007

GÜNÜMÜZDE DEPREMLE İLGİLİ SÖYLENTİLER

 

Söylenti 1: Büyük depremler hep sabah erken saatlerde olur. Hava çok sıcak ya da ortalık sessizse deprem olacak demektir.

Eğer son iki deprem günün aynı saatinde ya da aynı mevsimde olmuşsa insanlar depremlerin hep aynı zamanlarda olacağım düşünürler. Gerçekte depremler günün herhangi bîr saatinde ve her mevsimde olabilir. Bu nedenle yaşadığımız, çalıştığımız ve zamanımızı geçirdiğimiz her yerde ve yılın her anında kendimizi korumamız gerekir.

Söylenti 2: TV'de konuşan herkes uzman olarak görülür.

Malesef, bu özel konuda kimin uzman olduğunu bilmek zordur. Genel olarak biz, konusunda uzman olan kişileri duymak isteriz. Ancak bazen basın mensupları konusunda uzman olmayan kîşilere de yorumlarım almak üzere soru sormaktadır. Bilim adamları açısından baktığımızda. bu konunun farklı acılardan ele alınması da söz konusudur. Birilerinin konusunda uzman olduğunu anlamak için şu sorulan sorabiliriz; Eğitim aldıkları alan nedir? Bu konuda uzmanlaşma dereceleri nedir? Bu konudaki bilgilerini destekleyen herhangi bir araştırma var mı? Hangi ülkelerde eğitim yaptılarya da çalıştılar? Hangi dillere hakimler? Mesleki yayınlarda yer alan, yayınlanan makaleleri var mı?

Söylenti 3: Birdenbire ne kadar çok deprem olmaya başladı.

Büyük olasılıkla, 1999 yılındaki Kocaeli Depremİ'nden bu yana olan depremleri hatırlıyorsunuzdur (Düzce. Atina, Tayvan, Guyarat). Kocaeli depreminden önce olan büyük depremleri hatırlamaya çalışın. O kadar kolay değil, değil mi? Bunun nedeni şimdi depremlerin farkına varıyor olmanız. Sizin başınıza da gelebileceğim düşünmediğinizden ülkemizin (1992 Erzincan, 1995 Dinar, 1998 Ceyhan) ve dünyanın diğer bölgelerinde olan depremlere aynı derecede dikkat etmemekteydiniz.

Söylenti 4: Yer yarılıp bizi yutacak,

Hayır. Bu yalnızca öykülerde olur. Ülkemizin birçok bölgesinde fay hatları vardır. Hangilerinin faaliyete geçeceğim ve nerede yeni fay hattı oluşacağım bilemeyiz. Ancak kara bir deliğin içine düşülmeyeceği kesin.

Söylenti 5: 1 m X 1 m boyutlarında kitap sandığı hazırlayın ve yanına uzanın.

Kitaplarla böyle bir sandık hazırlamak çok pahalı ve gereksizdir. Binamz çökmeden önce döşemenin hareketi ile sandık kayıp sizi ezebilir. Yamyassı olan binada hayatta kalmanın yolunu kimse söyleyemez.

Söylenti 6: Kapı altına koşun.

Hayır. O eskidendi. Bu inanış bir deprem sonrasında yalnızca kapılan ayakta kalmış bir Kaliforniya evinin fotoğrafı gazetelerde yayınlandıktan sonra ortaya çıktı. Güçlü ahşap veya çelik çerçeveleri olan kapı altları güvenli olabilir. Güçlendirilmemiş beton ya da dekoratif duvarların içerisindeki kapıların altları güvenli değildir.

Söylenti 7: Buzdolabının yanma yatın.

Hayır. Bu, beyaz eşya yanlarında görülen küçük boşluklara sığınarak insanların kurtulabileceğim düşünenlerce ortaya atıldı. Güçlü bir sarsıntıda buzdolabı üzerinize düşüp sizi öldürebilir. Yaşam boşluklarının oluşması, sarsıntı yönüne, beyaz eşyanın boyutlanna ve dayanıklılığına ve mutfağın boyutlanna bağlıdır. Daha önemlisi, henüz bu konuda yapılan bir araştırma yoktur. Eğer alçak ev eşyalarınızı (çamaşır makinesi gibi] duvara sabitlerseniz bunlar düşen büyük eşyaları durdurabilir. Eğer sabitlemezseniz beyaz eşyalar kayıp sizi öldürebilirler. Aynı zamanda dolaplardan, onların içinden düşecek nesnelerden ve oda içinde uçacak eşyalardan da kendinizi korumalısınız. Arama kurtarma uzmanları ve mühendisler evlerin içindeki en güvenli noktaları halen araştırmaktadırlar. Ancak güçlü bir sarsıntıda o noktalara ulaşmanız bile mümkün olmayabilir.

Söylenti 8: Ne zaman deprem olacağını biliyorlar,ancak bize söylemiyorlar.

Hayır. Gerçekten de bilmiyorlar. Deprem bilimi yeni bir bilimdir. Şu an yapabildiğimiz en iyi 'tahmin' Marmara Denizi'nde Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca önümüzdeki 30 yıl içerisinde %70 olasılıkla güçlü bir deprem olacağıdır. Bugün, yarın, gelecek yıl, 35 yıl, 7 ay, 3 gün içerisinde...? Kimse bilmiyor. Bilimadamlan sürekli olarak depremlerin nerede ve ne zaman olacağım hesaplamalarına yardımcı olacak yöntemleri geliştirmek üzere çalışıyorlar.

Söylenti 9: Kardeşimin arkadaşının berberi belediye başkanım tanıyor da...

Söylenti,söylenti,söylenti... Şu ana kadar pek çok kişi depremler bu veya şu gün, bu veya şu saatte olacak diye kehanette bulundu. Efsaneler bizim korkularımız üzerine kurulurlar. Eski insanların çocuklarına anlattıkları öcü masalından farklı değiller. Sağduyunuzu kullanın. Bu gibi söylentilerin basın-yayın organlarında yer aldığını gördüğünüzde şikayet edin. Artık ciddi olalım.

Söylenti 10: Allahın bileceği iş.

Nerede ve ne zaman yerin sallanacağı bizim kontrol edemeyeceğimiz bir şeydir. Ama Allah bize beyin vermiş. Beynimizi kullanmak bize kalmış bir şeydir. Bilgilerimizi kendimizi, sevdiklerimizi korumak ve daha çok şey öğrenmek için kullanmalıyız.

Aklınızda Bulunsun

Çarşamba, Ekim 3. 2007

AKLINIZDA BULUNSUN... 

Güvelerden Kurtulmak İçin

Mevsim değişiklikleri nedeni ile yazlık ya da kışlık kıyafetlerinizi dolaplara ya da sandıklara kaldırıyorsunuz. Ancak gü­velerin istilasına uğramak istemiyorsunuz. Bu durumda aklınızda bulunsun, bir adet portakal sizi kurtarır. Büyükçe bir portakal alın. Üzerine kabuğunu kaplayacak şekilde karan­fil hatırın. O kadar sık batırın ki kabuğu görünmesin. Karan­filli portakalı güvelerin gelmesini istemediğiniz yere ko­yun. Böylece güveleri kıyafetlerinizden ve dolabınızdan uzak tutmuş olursunuz.

Tahta Kapı ve Çerçeveleri Temiz Tutmak İçin

Özellikle çocukların elleri kirliyse, tuttukları her yer kirlenir. Kapılar, çerçeveler, eşyalar. Ama artık kapıları ve çerçeve­leri temiz tutmanın çok pratik bir yolu var. Kapılarınız ve çerçeveleriniz kirlendiği zaman, bir patatesi kullanarak ye­niden tertemiz yapabilirsiniz. Çiğ bir patatesi ortadan iki-ye bolün. Lekelenmiş olan yere hafifçe sürün. Lekelerin yok olduğunu, eşyanızın tertemiz olduğunu göreceksiniz. Özellikle tahta eşyalarınızı temizlerken, iki çorba kaşığı ça­yı kaynar suyun içine atın. Suyu soğumaya bırakın. Renkli kapınızı ya da tahta eşyanızı artık bu su ile temizleyebilirsiniz. Ardından da yumuşak bir bez yardımıyla kurutun.

Çay Lekelerinden Kurtulmak İçin

Çay lekeleri kurtulması oldukça güç lekelerdendir. Özellik­le şekerli çay döküldüğünde o lekenin bir daha çıkmaya­cağı düşünülür. Ancak çay lekesinden kurtulmanın da yol­ları var. Örneğin, beyaz renkli bir giysinin Üzerine çay döküldüyse, limon suyu ile sildikten sonra soğuk su ile durulayabilirsiniz. Böylece çay lekesinin çıktığım ve giysinin ren­ginin beyaz olmasına karşın eski halini aldığını göreceksi­niz. Çay lekesi eğer renkli kumaş üzerinde ise, bu durum­da da bir yumurtaya ihtiyacınız var demektir. Yumurta sa­rışını su ile karıştırarak taze lekeyi ovun. Yeni olan leke he­men çıkacak ve kıyafetiniz tertemiz olacak. Ancak leke eskiyse gliserinli su ile silmeniz gerekir.

Mürekkep Lekesinden Kurtulmak İçin

Eğer mürekkep deri bir eşyanın Üzerine damladıysa, bu durumda biraz limon suyu ile fırçalanırsa leke çıkacaktır. Eğer kağıda damladıysa, lekeli kağıdın arkasına kurutma kağıdı koyun. Lekenin Üzerine birkaç damla oksijenli su sı­kın. Daha sonra kuru bir pamuk parçası ile kurutun. Kumaş Üzerine damlayan mürekkep için ise, dayanıklı bir kumaşsa, limon suyu ve ılık süt ile silebilirsiniz. Duruladıktan son­ra lekenin yok olduğunu göreceksiniz. Ancak kumaş nazikse ve bu işlemden zarar görecekse başka bir yöntem izleyebilirsiniz. Leke kuruduktan sonra üzerine talk pudra-sı dokun. Kaybolana kadar fırçalayın. Mürekkep lekesinin yok olduğunu göreceksiniz. Beyaz bir kumaşın üzerine damlayan mürekkebi ise sulandırılmış hardal ile temizleyebilirsiniz. Lekenin üzerine sulandırılmış hardalı yaydıktan sonra yarım saat kadar bekleyin. Ardından da sünger ile lekeli yeri yıkayın.

Kazaklarınız Tüyleniyorsa

Tüylenmiş kazaklar eski ve kullanılmış bir görünüme se­bep olur. Üzerinde yer yer iplik kümeleri oluşur. Ancak bu­nu önlemenin çok kolay bir yolu var. Tüylenmiş kısımları ve iplik kümeciklerini ayıklayın. Elinize kıl bir fırça alın ve ör­günün ters yönüne doğru kazağınızı fırçalayın. Kazak ipliklendikçe bu şekilde fırçalarsanız, kazağınızın yeni aldığınız zamanki görünüme kavuştuğunu göreceksiniz. Eğer yeni bir kazak aldıysanız ve tüylenmesin! önlemek istiyorsanız, bir naylon torbaya koyarak 24 saat buzdolabının buzluğunda bekletin. Böylece kazağınız hiç tüylenmeyecek. Ayrıca, örgüleri ütülerken altına nemli bir bez yayarak, üzerine kuru bir bez koyarak ütüleyin. Kuru bezin üzerinden çok bastırmadan ütüleyin. Aklınızda bulunsun, hiçbir zaman direkt örgünün üzerinden ya da ters yöne doğru ütülemeyin.

Balık Alırken Aklınızda Bulunsun

o Taze balığın gözleri parlak ve dışa doğru bombeli olur. Ancak balık tazeliğini yitirmeye başladıysa eğer, gözleri buğulanacak ve içeri çökecektir. O Taze balığın derişi gergin ve parlaktır. Parmağınızla dokunduğunuz zaman meydana gelen çukurluk hemen düzelir, ancak balık taze değilse bu iz kalır. O Taze balığın basından tutup kaldırdığınızda kuyruğu ay­nı tepsideki gibi dimdik kalkar. Ancak bayat balığın kuyruk kısmı aşağıya doğru sarkacaktır.

o Taze balığın solungaçları canlı kırmızı iken, balık bayatladıkça rengi değişir. Bazı balıkçılar da solungaçları kırmızıya boyayarak balığın taze olduğu izlenimini verir. Solungaçtan aşağı akan kırmızı sıvı kan değildir.

o Pullu balıklar taze olduklarında pulları vücutlarına sıkıca yapışıktır. Kafasından kuyruğuna doğru elinizi sürdüğünüz zaman pullar elinize gelmemelidir.

o Taze balığın hemen hemen hiç kokuşu olmadığı söy­lenebilir. Ancak balık bayatlamaya başlayınca asit kokusu yayılır.

Kanımız ve Biz

Çarşamba, Eylül 26. 2007

                  Kan gruplarına göre kişilik özellikleri :

A RH POZİTİF : Sakin tabiatlı ve daha rahat hareket edebilen insanlardır. Sabırlıdırlar. Söze hemen kırılmazlar. Ama kalben kırıldıklarında ilişkilerde zorlanırlar.

B RH POZİTİF : Beyin gücünü daha fazla kullanırlar. Az ve öz konuşurlar. Düşünerek hareket ederler. Kararlarını uzun vadede verirler. Bilgili ve istikrarlı bir yapıya sahiptirler. Toplum ile diyalogları, kendi kuralları ön planda olmak üzere uzlaşırlar. Başladığı işi yarım bırakmazlar. Kendilerine olan öz güvenleri oldukça fazladır. Acele etmeyi pek sevmezler. Soğuk kanlıdırlar. Sakin görünürler. Hakimiyeti severler. Kesinlikle taviz vermezler. Ters hareketlerden saygısızlıktan hoşlanmazlar.

0 RH POZİTİF : Hareketli insanlardır. Yalnız bu hareketliliği, canları isterse yaparlar. Çoğu zaman düşüncelerini söylemezler. Yaptıkları işin sonuçlanmasını beklerler. Çünkü herhangi bir durumdan dolayı açık vermek onları yıpratır. İçine kapanık, düşüncelerini belli etmeyen, soğuk kanlı bir yapıya sahiptirler. Sağlık konusunda fazla duyarlı değildirler. Hassas yapılı olmalarına rağmen, bu yapılarını yansıtmazlar. Saygılı insanlardır. Haksız oldukları zaman barışçıl bir arayış içine girerler. Küsmeleri çok kısa sürer.

KAN GRUPLARI DAĞILIMI

Kan Grubu

A RhD Pozitif

O RhD Pozitif

B RhD Pozitif

AB RhD Pozitif

A RhD Negatif

O RhD Negatif

B RhD Negatif

AB RhD Negatif

Sıklığı

% 37,8

% 29,8

% 14,2

% 7,2

% 4,7

% 3,9

% 1,6

% 0,8

GRUPLARIN BİRBİRLERİNDEN KAN ALIŞVERİŞİ

( A ) grubu ( 0 ) grubundan kan alır,( AB ) grubuna kan verir.

( B ) grubu ( 0 ) grubundan kan alır,( AB ) grubuna kan verir.

( 0 ) grubu bütün gruplara kan verir ve hiçbir gruptan kan alamaz.

( AB ) grubu da hiçbir gruba kan veremez.Her gruptan kan alır.

Uygulamada esas olan her grubun kendi kendine kan vermesidir. Gruplar arası kan nakillerinde çeşitli sorunlar olabilmektedir.

                                                Kan alış verişinde Rh faktörü:

Kan, yapısında ( Rh ) faktörünün bulunup bulunmamasına göre değerlendirilir.

( Rh+ ) kanda ( Rh ) faktörünün bulunduğunu gösterir.

( Rh – ) kanda Rh faktörünün bulunmadığını gösterir.

Kan alış verişi yapılırken kanların Rh’ larına da dikkat edilir.

           ( Rh+ ) --->( Rh+ ) den ve ( Rh – ) den kan alabilir.

           ( Rh – )  ise sadece ( Rh – )  den kan alabilir.

 

 

 

Vitaminler ve Faydaları

Salı, Eylül 25. 2007

 


Page delivered in 0.260565 seconds, 118 files included